Gümüşcafé Restaurant: “Fırın”.
Kuruluş 1988.
Amatör ruhla, profesyonelce. Balık, deniz ürünleri, güveçler… Türk, İtalyan, Fransız Mutfağından seçmeler...
Altı dilde zengin menü. Üç ayrı vejeteryan türü seçeneği içinde. Yumuşak Jazz Müziği eşliğinde, denizin içinde, püfür püfür, dalga şıpırtılı, Gümüşlük’ün olağanüstü atmosferinde sakin, romantik bir akşam yemeği keyfi. Kahvaltı, Brunch, öğlen Snack Servisi.
Çok az rastlanabilen, özel, seçkin kalitede, Türk Şarap koleksiyonu. Meraklısına öncelikle. Rakı, cam karafakide, kaliteli, soğuk, dinlenmiş.
Mülkiyeli titiz patron yönetiminde genç, saygılı, güleryüzlü (Patron Hariç!), zamanlamada dikkatli servis. İşinin uzmanı mutfak personeli.
Farkı fark edebilenler, özgün kalite ve huzur arayanlar için.
Ne demişler?
Sevgili Gümüşcafé çalışanları. Bana soracak olursanız, dünyadaki en önemli şeylerden biri (birileri) "keyif" ve "özen". Özeniniz ve verdiğiniz keyif için çok teşekkür ederiz.
Bir de burada yıldızlar çok güze!.. Görüşmek üzere...
A.Ezgi Türkmen 23.08.03
........................................................
Gümüşlük ülkemizin değil dünyanın bir cennet köşesi. Bu cennet köşesinde son derece doğal sıcak bir restoranda temiz ve leziz yiyecekler yedik. Servis mükemmel. teşekkürler. Turgut Kılıç 24.08.03
.............................................................
Sevgili Botan ve Gümüşcafé'liler,Muhteşem bir atmosfer... Mükemmel yemekler ve inanılmaz servis... Her şey için çok teşekkürler... Botan'cığım, seninle gurur duyuyorum. Tekrar görüşmek dileğiyle... Sevgiler...
Neşe - Dolunay - Mehmet Can Aktan 24.08.03
.............................................................................
Herşey çok güzeldi, çok mutlu olduk...Güleryüzünüz ve birbirinden lezzetli yemeklerinizle bize yaşattığınız unutulmaz akşam için teşekkür ederiz. Lagos tava çok lezzetli oluyor bu arada herkese tavsiye ederiz ...:-)) Tekrar görüşmek üzere, sevgilerimizle, Ünol ve Özkul aileleri
.......................................................................................
Bodrum degil, Gümüşlük. İstanbul değil İstanbul'a tutku. Deniz gibi denizi; sevda gibi sevdayı; Gümüşlük gibi Gümüşcafé'yi yaşamak. Ne keyif. Cana can katmak gibi, nihavent bir şarkıyı dinlemek gibi. Var mı ötesi, böyle bir sevdanın. Varsa söyleyin.
Hani hep yanında gibi hissettiğin ama yanında olan can dostun, can özün ve olamayanla bütünleşip öylesi yoğun sevgilerle yoğurduğungüzel insanları anmak adına; yaşasın Gümüşlük, dinginlikse Gümüşlük, yemek ve rakı ise Gümüşcafé!
Biz teşekkür ettik, ya siz? Kadriye Hanımı sevgiyle yanımızda hissettik. Onu seviyoruz.
Nilgün - Hakan - Deniz yani biz. 24.08.03