Bodrum'un merkezinde bir atölye - galeri
2000 yılından beri Bodrum'da yaşayan ressam Nebahat Timur Tokgöz'ün resim atölyesi olan NT Resim Atölyesi, bu zamana kadar pek çok sergiye de ev sahipliği ev sahipliği yaptı.
Sergiler süresince galeri pazar hariç her gün saat 11.00 ila 19.00 arasında açık oluyor. Sergi olmadığı zamanlarda ise sadece çarşamba günleri saat 11.00 ila 19.00 arası açık.
Nebahat Timur Tokgöz'ün Bodrumlife Dergisi Kasım 2007 sayısında yayınlanan söyleşiyi aşağıda bulacaksınız.
Bodrumlife - Neden resim yapıyorsunuz ?
Nebahat Timur Tokgöz - Başlangıçta resim yapma nedenim ile şu andaki resim yapma nedenim tamamen farklı. 2000 yılında emekli olup Bodrum'a yerleştim ve hobi olarak başladım. Ancak huylu huyundan vazgeçmez deyişine uygun olarak, tam anlamıyla kendimi işte olduğu gibi yoğun bir çalışma temposunda buldum. Resim yapmaya karar verdiğim zaman kendimi Dr. Ayla Eriş Atölyesi'nde buldum. Sıfırdan başladım çalışmaya. Kitaplar almaya başladım. Maalesef birçok kitabın Türkçesi yok ve dışardan getirtmek zorunda kaldım. Yabancı güzel sanatlar fakültelerinde okutulan kitapları aldım. Gece gündüz çalışmaya başladım. Hem okuyarak hem resim yaparak ve bu hâlâ aynı tempoda devam ediyor.
Şu andaki resim yapma nedenim ise tamamen bambaşka. Şimdi resmi sevdiğim için yapıyorum; büyük bir istekle, duygularımı ve düşüncelerimi aktarmak için resim yapıyorum. Resim yaparken günlük problemlerden tamamen sıyrılıyor insan.
Ama resmin insana yüklediği ayrı bir stres var. İlk zamanlar teknik konularla ilgili stres vardı. Şimdi ise tamamen farklı, benim resimden beklentim (duygularım, konu vb..) ile resmin (kompozisyonu, rengi, vb..) benden isteklerini buluşturma stresi.. Mutlu eden bir stres
İncelediğimizde “sanat” sözcüğünün taşıdığı anlamlar kitaplar dolduruyor. Picasso'ya “sanat nedir” diye sorunca, “ne değildir ki” demiş. Özet bir tarif. Sıtkı Erinç'in sözlerine tamamen katılıyorum, der ki: “Bir resim ya araç olarak vardır ya da amaç olarak”. Yani bir resim ya var olanı yansıtmak için, ya da salt kendi için, kendi adına yapılır. Nasıl tarif ederseniz edin benim için sanat, içinde duygu, bilgi ve teknik birlikteliği barındırır, bir armoni içinde.
Bodrumlife - Akademililer, sonradan resim yapanlara ve sergi açmalarına tepki gösteriyorlar, siz ne düşünüyorsunuz bu konuda
NT- Evet, akademililerde “alaylılar”a karşı oldukça önemli büyük bir tepki var. Bu geçmişte de vardı, bugün de var. Bence diplomanın önemi vardır, ama önemi sahibi için vardır. Üçüncü şahıslar için önemli olan eserin kendisidir. Ressam için diploma, daha doğrusu eğitimden geçmiş olmak çok önemlidir, kendi gelişimi için. Okul, insanın kendisini geliştirmesi için bir aracı kuruluştur. Bir işe soyunacaksanız, o işin inceliklerini tekniğini, geçirdiği evreleri bilmek gerekir. Akademiye gitmeden de öğrenilir ama bu, öğrenen için daha zor bir yoldur. Bunların yanı sıra eserin özgün olması, ressamın kendi stilinin olması gerekir ki bu da çalışmayla elde edilir. Ne kadar resim yaparsanız, denerseniz o kadar çabuk elde edilir.
Ustalıkları sonradan herkesçe kabul edilen pek çok sanatçı, önceleri galerilerce kabul edilmemiş. Her sene yüzlerce mezun veriliyor ama yüzlerce sanatçı eklenmiyor mevcutlara. Buna karşın günümüzde çok fazla atölye var ve gün geçtikçe sayıları büyük bir hızla artıyor. Bu sadece Bodrum'da, Türkiye'de değil bütün dünyada oluyor. Yabancı sanat dergilerinde de makaleler yayınlanıyor, tartışılıyor. “Böyle hissettim böyle yaptım”, “ben böyle görüyorum”, “eğitim içtenliği bozuyor” gibi fikirlere karşı “peki, o zaman sanat nedir”, “yapıtın sanat eseri olduğuna kim karar verecek”, “taklitler, etik değerler..”, “seyircinin görme özelliği bozuluyor” gibi düşünceler hep tartışılıyor.
Bana göre, herkesin hobisi olması gerekir en azından kişinin kendi iç huzuru için. Ancak hobi olarak bu işi yapan kişinin “ben hobi olarak yapıyorum” deme samimiyetine ve diyebilme bilincine sahip olması gerekir. Hobinin ötesine geçilmek isteniyor ise eğitim gereklidir. Bu eğitimi kişi akademiye gidemeyecekse atölyelerde, hocalarla veya kendi çabasıyla elde edebilir, zorlu bir yol olsa da..
Farkı tespit edecekler ise başkalarıdır, eleştirmenler, seyircilerdir. Karar ise nereden ve nasıl öğrendiğine göre değil, yapıtlarına ve gelişme süresine bakarak verilir. Sergi açmaya gelince, bu konu bence çok net. Sergi açmak, açanın özgürlüğüdür, hakkıdır. Aksi düşünülemez. Aksi bir tür sansür olur. Tarihe de bakarsanız birçok önemli isim galeriler tarafından reddedilmiş ve resimleri sergilenmemiş. Fakat yıllar sonra ustalıkları kabul edilmiş.
Benim kim olduğumu soracak olursanız; akademili değilim, eğitime çok önem veriyorum, hâlâ talebeyim, öğrenmeye devam ediyorum, hep devam edeceğim. Resim yapıyorum, deniyorum ve yaptıklarımı sergiliyorum.
Son sergim Amazonlar, beşinci kişisel sergimdi. Kişisel sergilerimin üçünü Bodrum'da, ikisini İstanbul'da açtım. Bodrum ve Milas'ta yirmiye yakın karma sergiye katıldım.